Anasayfa İslam Hakkında Sorular ve Cevaplar Kavramlar VELİLERİN DİLİNDEN M... HAKİKATLER İletişim Language
Hacet Namazı İle Mürşit Bulunurmu?
Anasayfa » Hacet Namazı İle Mürşit Bulunurmu? ---

 

Allah'a Kalben Ruhu Ulaştırmayı dileyen herkese mutlaka Hacet Namazı ile Mürşidlerini arayıp bulmalılar. 

Allahû Tealâ, mürşide tâbiiyeti farz kılmıştır. Allah’a ulaşmayı dileyen kişi, mutlaka Allahû Tealâ’dan mürşidini soracaktır. İşte Fatiha Suresi bu konuda ilk adımı atıyor; mürşidin, Allah’tan sorulması lâzımgeldiğini söylüyor. Allahû Tealâ ne diyor:

-1/FÂTİHA-1: Bismillâhir rahmânir rahîm.
Rahmân ve rahîm olan Allah'ın ismi ile.

-1/FÂTİHA-2: El hamdu lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.

-1/FÂTİHA-3: Er rahmânir rahîm(rahîmi).
Rahmân’dır, Rahîm’dir.

-1/FÂTİHA-4: Mâliki yevmid dîn(dînî).
Dîn gününün mâlikidir.

-1/FÂTİHA-5: İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu).
(Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.

Allahû Tealâ diyor ki:
“Eûzubillâhimineşşeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm: Kovulmuş, recm edilmiş, taşlanmış şeytandan Allah’a sığınırım. Allah’ın ismiyle, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarım.”
“Dîn gününün sahibi olan… Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden istiane isteriz.” Yani “Mürşidimizin kim olduğunu yalnız Sana sorarız.”
“Yalnız Senden istianeyi isteriz.”
Öyleyse Allahû Tealâ’dan istiane istenmesi söz konusu, yardım istenmesi söz konusudur. Bu yardımın muhtevasına baktığımız zaman, yardımın, istianenin, Allah’tan mürşid isteme konusunda olduğunu görüyoruz. Allahû Tealâ, “Yalnız Sana kul oluruz.” ifadesiyle, insanların sadece Allah’a kul olabileceğini ifade ediyor. “Yalnız Senden istianeyi isteriz.” ifadesi ise, “Mürşidimizi yalnız Sen belirleyebilirsin.” mânâsını taşıyor.
Mürşid kimden sorulur? Yalnız Allah'tan sorulur. “İyyâke nestaîn” ifadesi bunu ifade ediyor. Niçin?

-1/FÂTİHA-6: İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme).
(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

“Mürşidimizi Senden sorarız ki; O’na tâbî olalım, ruhumuz vücudumuzdan ayrılsın ve Senin Sıratı Mustakîm’ine ulaşsın. Bizi böylece Sıratı Mustakîm’ine ulaştır. Ruhumuz Senin Sıratı Mustakîm’ine ulaşsın da, Sıratı Mustakîm üzerinden bir seyr-i sülûk yapsın ve Senin Zat'ına ulaşsın.”
Allah ile olan ilişkilerimizin bu dizaynına baktığımız zaman gördüğümüz odur ki; Allahû Tealâ’nın indinde, “insan ruhunun Allah’a ulaşması” diye bir müessese var. Ve ruhun Allah’a ulaşması, Sıratı Mustakîm isimli bir yolla gerçekleşir. Sıratı Mustakîm; Allah’a ulaştıran yolun adıdır. Nisa Suresinin 175. âyet-i kerimesi bunu veriyor:

-4/NİSÂ-175: Fe emmellezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).
Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

Allahû Tealâ diyor ki: “Kim Allah’a mülâki olmayı, ulaşmayı ve O’na sarılmayı, Allah’ın Zat'ında yok olmayı dilerse, Allah onları rahmetinin ve fazlının içine koyar ve onları Kendisine ulaştıran, Allah’a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e ulaştırır.”
Ruhumuzun Allah’a ulaşması söz konusudur. Bunun için ruhumuzun Sıratı Mustakîm’e ulaşması söz konusudur. Ruhumuzun Sıratı Mustakîm’e ulaşabilmesi için de, istiane ile mürşidimizi Allahû Tealâ’dan isteyeceğiz.
“İyyâke: Yalnız Senden
nestaîn: İstiane isteriz.” diyoruz.
Allah’tan başka hiç kimseden istianenin istenemeyeceği vakasıyla karşı karşıyayız. Mürşidimizi Allah’tan sormak mecburiyetindeyiz ve bunu Allahû Tealâ, bize bir farz emir olarak söylüyor. Maide Suresinin 35. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ, mürşide mutlaka ulaşmamızı farz emir olarak vermiştir:

-5/MÂİDE-35: Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihî leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Allahû Tealâ: “Ey âmenû olanlar! Bir defa daha takva sahibi olun ve Allah’tan mürşidinizi isteyin.” diyor. Yani “Sizin ruhunuzu kim Allah’a ulaştırmaya vesile olacaksa, o vesileyi Allah’tan isteyin.” diyor.
Öyleyse Allah’tan isteneceğini Maide Suresinin 35. âyet-i kerimesi de söylüyor, Fatiha Suresi de söylüyor. “İyyâke nestaîn” diyoruz. Yeter mi? Hayır, yetmez. İki âyet daha var; Bakara-45 ve 46. Ama Fatiha Suresinde Allahû Tealâ’nın bir ilâvesi daha var:

-1/FÂTİHA-7: Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).
O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

Allahû Tealâ diyor ki: “O yol ki, Sıratı Mustakîm ki; üzerlerine (başlarının üzerine) ni'met verilenlerin yoludur.”
Çünkü tâbiiyet sırasında mutlaka devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelip, önden arkaya doğru yatay olarak yerleşir. Bu, Allah’ın o kişinin başının üzerine verdiği bir ni'mettir. Kişi bundan sonra ruhunu Allah’a ulaştıracaktır. Bakara Suresinin 45 ve 46. âyetleri de bu istikamette Allah’ın açık bir hüviyetini taşıyor:

-2/BAKARA-45: Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

-2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Allahû Tealâ: “Sabırla ve namazla (hacet namazıyla) Allah’tan istianeyi (mürşidinizin kim olduğunu sorarak, Allah’tan mürşidinizi) isteyin. Bu zor bir iştir, büyük bir iştir, aşağı yukarı imkânsızdır.” Kimler için? Allah’a ulaşmayı dilememiş olan bir insan için çok zor, büyük bir iştir. Allahû Tealâ diyor ki: “Ama huşû sahipleri için zor değildir. O huşû sahipleri ki; Allah’a mülâki olacaklarına, ruhlarını hayatta iken Allah’a ulaştıracaklarına kesin şekilde inanırlar. Yakîn hasıl ederek kesin şekilde inanırlar ki; ruhlarını Allah’a mülâki kılacaklardır, ruhlarını Allah’a ilkâ edeceklerdir.”
Ruhumuzun Allah’a ulaşması, Allah’ın Zat'ında yok olması diye bir olaydan bahsediyoruz. Ruh Allah’a ulaşır, yok olur. Ama görüyoruz ki; bunun için önce mürşidimizi Allahû Tealâ’dan soracağız ve önünde diz çöküp tövbe edeceğiz.

 

 

Anasayfa » Hacet Namazı İle Mürşit Bulunurmu?

 
Araçlar
       
facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this